Fotoğrafçılık bir meslek, bir hobi, bir eğlence, bir tarih, bir paylaşım ne derseniz deyin. Kişeden kişiye tanımlamaları değişebilir. Naçizene biraç tavsiye derledik, fotoğrafçılığa gönül vermiş olan herkesi bu yazıya davet etmek onlarında tecrübelerini almak isteriz.

Bizim maddelerimiz aşağıda olduğu gibi sizler yorum kısmına kendi eklemelerinizi yapın.

– Fotoğrafçılık demek iletişim demektir. Her zaman çekmiş olduğunuz fotoğraflarla ilgili hikayeleriniz olsun. Objektifinizi odakladığınız zaman deklanşöre basmadan önce hikayenizi oluşturun. Şehrin fotoğrafını çekerken bu fotoğraf şehri anlatacak mı diye kendinize sorun ya da bu mekan şehrin en güzel noktası mı sorusunu kendinize yöneltin. Duygularınızla fotoğrafı çekin, iletişiminiz duygularınızla olsun. 1 milyon insan her gün fotoğraf çekiyor, sizin onlardan bir farkınız olmalı. İletişim ile bir adım öne geçin.

– Bir fotoğraf sizin için aydınlatıcı bir anahtar olabilir. Bu işe ilk başladığınızda çekmiş olduğunuz fotoğraf sizin için harika olabilir ancak yıllar geçtikçe bu fotoğrafın çok daha iyilerini çektiğinizi göreceksiniz. Ancak bu fotoğrafı çekmeden ne kadar geliştiğinizi ya da neler yapmanız gerektiğini bilemezsiniz. Bu nedenle fotoğraf çekmeye devam edin.

– Fotoğrafçılığın kurallarını iyi bilin. Otomatik çekim yapmak sadece kompozisyon iyi diye fotoğrafı çekip, arkadaş ne güzel çekim yaptım demek sizi fotoğrafçı yapmaz.

– Herkesin vizyonu birbirinden farklıdır. Herkesin fotoğraf çekim stili birbirinden farklıdır. Farklı fotoğrafçılara benzeyebilirsiniz ancak asla aynı olamazsınız. Fotoğrafçılık genel bir kavram değer, birbirinden farklı onlarca kategorisi vardır ve bu onlarca kategori içinden her kategoride de yüzlerce farklılık. Kendi stilinizi anlamanın en iyi yolu sormaktır, çektiğiniz fotoğraflarla ilgili yorum, eleştiri almaktır. Olumsuz eleştiri almaktan hoşlanmıyorsanız kendinizi yeteri kadar geliştiremezsiniz. Aldığınız tüm eleştiriler doğru olacak diye de bir kural yok ancak aynada kendi yansımanızı görmeye alışmalısınız.

– Birileri size fotoğrafın ve fotoğrafçılığın limitleri olduğunu söyleyebilir. Bunlara aldırış etmeyin çünkü fotoğrafın limiti yoktur. Özgür olun, rahat olun. İçinizden geldiği gibi fotoğraf çekin.

– Projeler oluşturmaya çalışın. Farklı fotoğrafçıların yaptığı benzer projelerle başlayın. Gün gelecek kendinize özel projeler de üretmeye başlayacaksınız. Hatta şu an aklınızda özel bir proje varsa beklemeyin harekete geçin.

– Fotoğrafın kategorileri vardır. Sakın çekmiş olduğunuz fotoğrafları aşağılamayın. Demek istediğim şu, kameranızda onlarca fotoğraf vardır. Sonra dergide harika bir şehir fotoğrafı görürsünüz ya da portre bir çekim. Bu fotoğraflarla kendi foroğraflarınızı karşılaştırmayın. Unutmayın dergide bu fotoğrafı yayınlanan fotoğrafçıda sizin geçtiğiniz ya da geçeceğiniz yollardan geçti. Zaman en iyi öğreticidir. Kimsenin fotoğraflarınızı görmemesi sizin kötü bir fotoğrafçı olduğunuzu göstermez.

– Fotoğraf çekimlerinde kendinizi daha da geliştirmek için fotoğraf yarışmalarına katılın. Ödülün ne olduğu önemli değil. Amaç kendinizi geliştirmek. Ödül kazanmak sizin için teşvik edici olabilir ama unutmayın hiç ödül kazanmamış ancak olağan üstü fotoğraflar çeken yüzlerce fotoğrafçı var. Siz de onlardan biri olmayı hedefleyin. Sonrasında ödül gelirse ne muhteşem olur ama o konu başka:)

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here