5 milyonluk nüfusuna rağmen trafik problemi yaşamayan Güney Korelilerin metro ağından bahsetmeden geçmem söz konusu değildi tabii.

Son derece gelişmiş bir ekonomiye sahip olan Koreliler bu avantajlarını metro ağlarına da mükemmel bir şekilde yansıtmış durumdalar. Yıllık yaklaşık 3 milyar yolcuya hizmet veren Seul Metrosu,dünyanın en işlek 10 metrosu arasında yer almakta olup hat uzunluğu 1100 km’lere kadar ulaşmakta. Benim bu metroyu fotoğraflama amacım metronun uzunluğu değildi elbette ki. Seul’de kaldığım toplamda 10 gün boyunca neredeyse hergün  defalarca metroyu kullandım ve metrodaki insanları zaman zaman fotoğraflayarak,zaman zaman sadece seyrederek Kore halkıyla ilgili kendimce bir analiz yapmaya çalıştım.

İnsanların ayakta kaldıklarında bile kitap okuduklarını,pembe koltuklara yaşlılar ve hamileler dışında kimsenin asla oturmadığını oturanlara da iğneleyici bakışlar attıklarına tanık oldum. Tanık oldum demek yerine yaşadım demek daha doğru olacak  çünkü o pembe koltuğa oturan bendim. Amacım tamamen sosyal deney yapmaktı desem de inanmayın. Bigudileriyle gelen kadın mı dersiniz,makyaj yapan genç kız mı dersiniz,her türlüsüne tanık olmak mümkündü.

Bu manzaralara şaşırıyordum ve şaşırma duygumdan dolayı utanç  duygusu kaplıyordu içimi.Neye şaşırıyordum ki,neden insanların dışarıda nasıl göründükleriyle ilgileniyordum ki? Yaşadığımız toplumda sürekli olarak birilerini eleştirmeye,ayıplamaya veya hor görmeye o kadar alıştırılmış ve kültür olarak bunu o kadar benimsemişiz ki,sürekli insanların ne yaptıklarıyla ilgilenir olmuş insanları dış görünüşleriyle değerlendirir bir hal almışız. Oysaki metroda kimse kimsenin ne yaptığıyla veya ne giydiğiyle ilgilenmiyor kimse kimseyi sözleriyle veya bakışlarıyla yadırgamıyor ve yargılamıyordu. Ben Tuba Orman, kendime ve aynı zamanda yaşadığım toplumdaki insanlara bir eleştiri olması adına fotoğrafladığım ve duygularımı ifade etmeye çalıştığım bu fotoğraf serüvenimde bu çalışmamla  yargılayıcı bakışlarımdan dolayı hissettiğim  toplumsal suçluluğumun payını hafifletebilmiş miydim bilmiyorum. Ama zihnimde metronun gelişmişlik seviyesiyle toplumun kültürel seviyesi arasında bir orantı kurmuştum bile.

Güney Kore Seul’den selamlar.

Önceki İçerikLG K61 48 MP’lik Mega Lens!
Sonraki İçerikYeni BMW M5 ve Yeni BMW M5 Competition
Yazar - Tuba Orman
Gezmeyi ve gezerken fotoğraflamayı,yeni kültürler tanımayı ruhumun ihtiyacı olan en temel şey olarak görüyorum.Fotoğrafını çektiğim insanların acılarına ortak olabilmek,sevinçlerini hissedebilmek paha biçilmez bir duygu benim için.O yüzden yaşam fotoğrafları ilgimi en çok çeken alan.Şu an görev yaptığım ve doğasına,kültürüne aşık olduğum Van ilinden bahsetmeden geçemeyeceğim.Fotoğraf cenneti bir yer burası.İnsanıyla,kültürüyle,misafirperverliğiyle..Fotoğrafını çektiğim insanların veya çocukların gözlerinde mutluluğu,acıyı,sevinci,kederi ve daha sayamayacağım onlarca duyguyu yaşabiliyor olmak ne paha biçilmez değil mi?

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here

Captcha *