White Quadcopter Drone Flying Hoovering Blue Sky
A Quadcopter hovering against a dark blue sky in a long panoramic composition

Dron içeriklerimize devam ediyoruz. Bu yazımızda Dron ile Uçuş Öncesi, Esnası ve Sonrası konularına değineceğiz. Beklenen kış gelmemekle birlikte rüzgar ve ayaz etkisini göstermeye devam ediyor. Biz dron severlerin en sevmediği iki hava olayı; rüzgar ve yağış. Aslında dron motorları suya karşı çok dayanıksız değil bu nedenle kar yağarken uçurmak mümkün olabilir – sorumluluk kabul etmiyorum:)

Dronların üzerinde kaza önleyici pek çok ekipman mevcut; örneğin eve dönüş modu, yaklaşma sensörleri, rüzgar sensörleri, yükseklik sensörleri vb. Ancak şunu unutmayın bu yardımcı aksesuarlar sadece bize destek olmak için varlar. Uçuş tekniklerini öğrenmeli ve olası riskleri kendimiz minimuma indirmeliyiz.

Gelelim konumuza…

Dron uçuşunu 3 aşamaya ayırdım: Uçuş öncesi, uçuş esnası, uçuş sonrası.

Gelin sırayla bakalım;

Uçuş Öncesi

İlk başta dron çantamızda neler olmalı; elbette dronun kendisi, bataryası, kumandası ve elbette cep telefonunuz (veya tabletiniz). Bu dört arkadaş bir arada olduğu sürece dron uçuşu yapabilirsiniz. Ama uçuşunuzu daha verimli ve daha güvenli yapmak adına bazı aksesuarları da bulundurmamız keyfimizin kaçmasına engel olacaktır. Bütün olay aslında şu: belki ayda bir kere denk gelen belki tesadüfen gelişen ve belki çok güzel bir ortama denk geldik, işte o anda dronumuz uçuşa hazır olmalı, aksesuarlarımız bizi yarı yolda bırakmamalı…

Çantamda yer alan ve size de tavsiye ettiğim ekipmalarımı paylaşıyorum. Bu listeyi marka ve modelden bağımsız olarak düşünebilirsiniz. Bazıları size mantıklı bazıları da ne alaka dedirtecek 🙂

1- Dronun yedek bataryaları: Mutlaka edinin, uçuş keyfinizi sınırlamayın

2- Cep telefonunuzun usb kablosu (micro usb, lightning, type c): Bu kablolar hem telefonuzu uzaktan kumandaya bağlamak için hem de son dakika aksiliklerinden korunmak için

3- Otg kablosu: 10-20TL’lik bir dönüştürücü, cep telefonunuzun çıkışını USB’ye çeviriyor. Bu konuya değineceğim…

4- Pervane koroyucular: Dronunuzu uzmanlaşıncaya kadar kazalardan koruyabilirsiniz.

5- Yedek pervaneler: Uçuş keyfinizi kaçırmayın yanınızda bulundurun.

6- Araç için 12V-220V dönüştürücü: Ne alaka demeyin, dronunuzu (ve yedek pillerini) beraber şarj etmek için çok pratik çözüm (80-150TL arasında bulunuyor)

7- Yedek micro sd kart: Bu arkadaşlar en olmadık zamanda dolup bizi sinir ederler…

8- Power bank: Yedekli olmak iyidir 🙂

Dronlarımız sanılanın aksine kumanda ile radyo frekansı ile haberleşerek uçmuyor. Dronun uçabilmesi için hem kumandaya hem de cep telefonuna (veya tablete) ihtiyacımız var. Cep telefonu hem ekran görevi görerek bizi monitör maliyetinden kurtarıyor, hem de dronun yazılımını çalıştırarak gps, hız, yükseklik gibi değerleri okumamızı ve kompleks komutları vermemizi sağlıyor. Dron kumandaya bir çeşit wifi ağı ile bağlanırken cep telefonumuz kumandaya ister wifi, ister usb kablo ile bağlanıyor. Biz dronla daha stabil bağlantı kurmak için kumandanın arkasındaki USB girişini OTG kablosu dediğimiz dönüştürücü ile USB ye oradan da cep telefonumuzun USB kablosu ile telefonumuza bağlıyoruz. Burada unutmamanız gereken şey dönüştürücü ucu telefonunuza değil kumandaya takmak, yoksa çalışmıyor…

Dronların menzilleri pilleri kadar alıcı ve verici arasındaki bağlantı gücüne bağlı. Orta segmentteki dronlar malesef 500-800m den sonra zayıf bağlantı nedeniyle hata verirken, üst segmenttekiler 1500m’lere kadar gidebiliyor. Bu mesafeyi artırmak için frekans yükselticiler satılıyor ama ben denemedim, yorum yapamıyorum…

Dronun pilleri kendi kendine boşalan “akıllı” piller olmaları muhemel, bu nedenle geçen hafta doldurdum nasılsa deyip yarıyolda kalmayın. Uçuş öncesinde pillerinizi tekrar doldurun, kumandanızın pilinin dolu olduğundan emin olun. Pervanelerinizde çatlak, kırık varmı diye kontrol edin ve son olarak mümkünse bütük aksesuarlarınızı aynı çantada taşımayı alışkanlık edinin…

Uçuş Esnası

Dronlar kendi kendine havalanıp stabil olarak durabilen cihazlar. Bu nedenle tecrübesiz bir kullanıcı bile uçurabilir. Her ne kadar cihaz üzerindeki sensörler bizi uyarsa, haritalar bizi yönlendirse de dronumuzu uçururken uzman seviyeye kadar görerek uçurmakta fayda var. Dronumuzun etrafında ağaç, bina, cisim vs den mümkün olduğunca uzakta kalkış ve iniş yapmakta fayda görüyorum. Kalkış yerinizin zemininin düz olduğuna dikkat edin, düz değil ise dron çantanızın üzerinden veya arabanızın tavanından kalkış yapabilirsiniz.

Dronların hemen hepsinde akıllı eve dönüş modları var. Bunlar pilin kritik seviyeye gelmesi veya kumanda bağlantısının kopması ile belirlediğiniz yüksekliğe çıkıp (veya inip) bu yükseklikte belirlediğiniz kalkış noktasına iniyor. Bu nedenle iniş alanında bir engel olması durumunda sıkıntı yaşamamız muhtemel.

Dronunuzu gözle takip ederek uçururken kumanda üzerinden de haritadaki yönüne bakın, bu küçük arkadaş bir anda gözden kaybolursa panik yapmayın, dronun burnunu başlangıç noktanıza döndürüp ilerleyin, kendisi birazdan karşınıza çıkacak 🙂

Dronunuzu kuş sürülerinden mümkün olduğunca uzakta uçurmaya çalışın çünkü hem kuşlara zarar verebiliriz hem de inanmayacaksınız ama kuşlar drona sandırabilir! Ayrıca köpekler uçan ve ses çıkaran cisimlere bayılır, onların görüş mesafesinde alçalırsanız başınız dertte demektir!

Bir diğer notum da meraklı insan kitlesi için… insan içinde dron uçurur iseniz meraklı gözler ve stres yaratan ortam dışında alacağınız sorulara hazırlıklı olun: “bu kaç metreye gidiyor”, “kaça aldın”, “nereden aldın”, “bunun kamerası varmı”, “bende bakayım mı”… bu sorulara maruz kalmak istemiyorsanız dronunuzu insan kalabalığından uzakta kaldırıp uçurabilirsiniz.

Dronunuzun pilleri ile ilgili olarak telefon vey tablet ekranında kalan menzil ve pil yüzde bilgisi gözüküyor ancak şunu unutmayın, dronun pil kapasitesi kritik seviyenin altına iner ise dron otomatik olarak bulunduğu noktaya inmeye başlar. Aşağıda ne olduğu önemsizdir (deniz, ağaç, köpek, çöp vs…) ve sensörleri devre dışıdır, amacı motorlara giden güç kesilmeden düşmeyi engellemektir. Bu nedenle uçuş anında pilinizi sonuna kadar bitirmeye çalışmayın derim…

Bir diğer acil iniş anı da dronun kendisinin gps bağlantısının kesilmesidir. Böyle bir durumda dron neresi kalkış ben nerden geldim, şurdan sola mı dönmüştüm demez yine olduğu yere inmeye başlar. Bu durum pratikte pek karşılaşılan bir durum olmamakla beraber genellikle dronu indirmek için kolluk kuvvetleri tarafından kullanılan sinyal kesici cihazlar kullanılarak gerçekleştirilir. Yani demektir ki dron uçurmamanız gereken bir yerde dron uçurdunuz ve bu fark edildi… Bu noktadan sonra gidip dronu aramak mı yoksa olay yerinden uzaklaşmak mı daha mantıklı yorum yapmıyorum

Çekim teknikleri ile ilgili ayrı bir bölüm hazırladığım için bu konuyu şimdilik kapatabiliriz… 

Uçuş Sonrası

Dronumuzu tek parça yere indirdik, öncelikle kırımsız her uçuş bence başarıdır  Her şeyden önce dronlarımızın pillerini mümkünse korunaklı ve fiziksel temasa maruz kalmayacak şekilde muhafaza etmeliyiz. Dronumuzda fiziksek bir darbe, çatlak, kırık vs varmı diye kontrol ettikten sonra çantasına alabiliriz. Dron video kaydını kendi içindeki micro sd karta yaptığından bu kartı bir kart okuyucu ile bilgisayara bağlamalı ve kayıt işleminden sonra (ben de yapmıyorum ama) kartı formatlayarak hem dosya kirliliğinin önüne geçebilir hem de kartın veri yazma hızının düşmesini engelleyebiliriz.

Dronumuzu ve pillerini çok sıcak ve çok soğuk ortamlardan uzak tutarsak ömrünü uzun tutarız. Drona bişey olmasın diye uzunca bir süre uzaklara uçamamış ve güzel çekimlerden kendimi mahrum bırakmıştım, siz böyle yapmayın. Mümkün olduğunca cihazınızı tanıyın, pratik yapın ve korkusuzca uçun…

Bir sonraki sayıda çekim tekniklerine bakıyoruz.

Tekrar görüşmek üzere !!

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here

Captcha *