Fas’ın Fes şehrinden bahsedince akla benim  de çocukluğumda izlediğim bir diziden kalan ve gözümün önünde direkt canlanan Chouara deri tabakhanesi gelir.Birden fazla tabakhaneye sahip olan bu şehirde en büyüğü olan ve hala aktif şekilde işleyen Chouara.Fez el Bali(eski şehir)bölgesinde bulunan, dünyanın en büyük yaya alanı olduğuna inanılan ve 8500 sokak içeren bu şehirde tabakhaneye defalarca kaybolarak ulaşıyorum.Google map’in çaresiz kaldığı sokaklar bunlar.

Dünyanın en önemli markalarının deri teminini yaptığı bu tabakhanelerde işçiler yaklaşık 45-50 derecelik dayanılmaz sıcaklarda  bütün işlemleri elle ve ayakla yapıyorlar.

Tabaklama işlemi, eşşek sırtlarında getirilen ham hayvan derilerinin ayrıştırılmasıyla başlıyor.Dabbaklar önce ham derileri  yıkayarak kaba kirini alıyorlar.Daha sonra bu derileri,inek idrarı,kireç,su ve tuz karışımı içeren kuyulara koyarak birkaç gün bekletiyorlar.Bu karışım derinin üzerindeki yağı ve tüyü gevşeterek daha kolay temizlenmesini sağlıyor.Temizlenen deriler çevredeki duvarlara güneşte kurumak üzere bırakılıyor.İki gün güneş altında kuruyarak sertleşen derilerin tekrar yumuşatılması gerekiyor.Bunun için de kuruyan deriler güvercin pisliği ve su dolu kuyularda yıkanıyor.Güvercin pisliği amonyak içerdiğinden yumuşatıcı görevi görüyor.Bu aşama sonunda deriler boyayı kolay emecek duruma geliyorlar.Bundan sonra dabbakçılar çıplak ayaklarıyla yaklaşık 3-4 saat derileri çiğniyor ve deriler doğal boya çukurlarına atılıyor.Bu boyalar birkilerden elde ediliyor.Örneğin çivit(mavi),sedir ağacı(kahverengi),nane(yeşil),safran(sarı)elde etmek için kullanılıyor.Deriyi daha parlak göstermek amacıyla boyamanın son aşamasında kullanılan malzeme zeytinyağı.Bu kuyularda deri tam rengini emebilsin diye yaklaşık bir hafta bekletildikten sonra tedarikçilere satılıyor.

Günde yaklaşık 12 saat çok ağır şartlarda çalışarak tabakladığı deriyi 20-30 dolar karşılığında satan ve günlerce ter döktüğü bu derinin milyon dolarlık bir ekonomiye can verdiğinden haberi bile olmadan çalışan bu işçilerin yaşadığı,kurduğumuz tüm hayallere rağmen değişmeyen dünya düzenin bir kere daha gözler önüne serildiği Fes şehrinden selamlar.

Önceki İçerikIPPAWARDS Fotoğraf Yarışması için Son Çağrı!
Sonraki İçerikVideo: Fotoğraf Çekimlerinizi Eve Taşımak!
Yazar - Tuba Orman
Gezmeyi ve gezerken fotoğraflamayı,yeni kültürler tanımayı ruhumun ihtiyacı olan en temel şey olarak görüyorum.Fotoğrafını çektiğim insanların acılarına ortak olabilmek,sevinçlerini hissedebilmek paha biçilmez bir duygu benim için.O yüzden yaşam fotoğrafları ilgimi en çok çeken alan.Şu an görev yaptığım ve doğasına,kültürüne aşık olduğum Van ilinden bahsetmeden geçemeyeceğim.Fotoğraf cenneti bir yer burası.İnsanıyla,kültürüyle,misafirperverliğiyle..Fotoğrafını çektiğim insanların veya çocukların gözlerinde mutluluğu,acıyı,sevinci,kederi ve daha sayamayacağım onlarca duyguyu yaşabiliyor olmak ne paha biçilmez değil mi?

Yorum Yaz

Please enter your comment!
Please enter your name here

Captcha *